Ana içeriğe atla

Nitelikli

BEBEKLE DIŞARI ÇIKMA SANATI

İşte her yeni annenin kabusu bir konuyla yeniden birlikteyiz "Bebekle dışarı çıkmak".  Yenidoğan dönemi bebekli yaşamın abc’sinin öğrenildiği ve bence en zor dönemlerden biri. Pek çok konu başlığından anneleri en zorlayanı olan bebekle dışarı çıkmak aslında birkaç küçük tüyoyla kabus olmaktan çıkıp keyfe dönüşebilir. Tabii bunları yedi ay sonra rahatlıkla yazabiliyorum ama ilk deneyimlerim benim için de stres doluydu. Şimdi geriye dönüp baktığımda kendi hazırsızlıklarımdan ders çıkararak sizlerle tecrübelerimi paylaşayım.  1) ARAÇ KULLANIMI  Öncelikle gideceğiniz yere nasıl ulaşacağınız önemli. Bu başlık altında ki araçların bebek gelmeden önce kurulumunu yapmanızı öneriyorum. Çünkü bebekle dışarı çıkmanın en büyük zorluğu beraberinizdeki eşyaları nasıl kullanacağınızı bilememekten kaynaklanıyor. Kucağınızda bir bebek varken bunları tecrübe etmek kabusa 1.sınıf bir davetiye zaten. O yüzden bol bol pratik yapmak hayat kurtarıcı oluyor.  Eğer arabanız varsa ...

İKİ LOHUSA BİR YENİ ANNE

“Ahh ahh ben neler çektim.” Diye sitemkar bir nida ile içinde arabesk tatlar barındıran hikayemize havalı bir giriş yapalım. Bu hikaye yeni anne olmuş kadının çevresiyle imtihanını anlatır.

Doğumdan sonra hastanede geçirilen günler balayı tadında. Ama gerçekte siz bundan önceki hayatınıza veda ettiğiniz bir limandasınız. Tabii ki duygular şelale olmuşken bunun farkında değilsiniz. Zaten dünyada ki hiçbir şey de umurunuzda olmuyor. Bebeğinizle hastaneyi terk ettiğiniz de açık denizlerde bilinmeyenlere doğru ağır ağır yol alan bir gemidesiniz. Limandan size el sallayan arkadaşlarınız ve ailenize mutlulukla gülümsüyorsunuz. İşte burası hikayenin en can alıcı yeri.

Kahramanımız için iki seçenek var. Ya gemide herhangi bir yolcu olarak seyahat edecek ya da o geminin kaptanı olacak.

Hamileyken her anne adayı gibi kitaplar okudum. Çocuk gelişimi, bebek bakımı ile ilgili youtube’dan pek çok video seyrettim. Kız kardeşimin iki bebeği olduğu için bol bol onunla sohbet ettik. Bir şekilde kendimi evde bebekle baş başa kaldığımızda yaşayacaklarımız için hazırlamaya çalıştım. Şimdi burada dikkat çekmek istediğim nokta “bilgilenmek”. Bunun önemine ilerde tekrar geleceğiz.

Doğumum epidural sezeryanla gerçekleştiği için bir hafta annem bizimle kaldı. O kendi kızına baktı ben de kendi kızıma. Daha hastanedeyken annem klasik her aile büyüğü gibi ufaktan “Klimayı açma çocuk üşütecek.”, “Sütün mü az?”, “Süt geliyor mu?”, “Bu çocuk aç.”, en sevdiklerimden biri “Göğsünü örtsen sütünü üşüteceksin.”gibi Türk aile yapısının gerektirdiği girişimlerine başladı. Ama hakkını yememem gerekir ki bu konuda oldukça temkinliydi. Hatta kendini frenlediğini bile söyleyebilirim.

Eşim desen tam bir kayıp vakaydı. Doğumdan bir ay önce ortağı vefat etti. Bir anda hiç beklemediğimiz bir iş yükünün altına girdi. Günde 1-2 saat zor birbirimizi görüyoruz. Ama buna rağmen “Çocuğun gazı mı var?”, “Gazını çıkardın mı?”, “Öyle tutma böyle tut.”, “Ayağına çorap giydir.”e varana kadar her türlü bilgisini paylaştı eksik olmasın. En yakınların böyle yaparsa diğerlerini saymaya gerek yok. Çocuk doğurmuş ya da çocuk sahibi olan her ebeveyn sizi “bilgi” bombardımanına tutmaya hazır halde bekliyor.

Benim doğum sonrası tecrübemde lohusa olmaya fırsatım olmadı. En son çocuğunu 26 yıl önce doğurmuş bir anaanne ve işlerden kafayı yemiş bir yeni baba zaten o kontenjanı doldurduğu için lohusa olmak gibi bir lüksüm yoktu. Hani yukarıda dedim ya geminin kaptanı olmak diye evde ki ikinci gecemizde şöyle bir nefes almak için balkona çıktım ve fark ettim ki bu geminin kaptanı benim. Ben sağlam durursam, ben iyi olursam, benim keyfim yerinde olursa her şey güllük gülistanlık olur. Yok ben de su koyarsam o zaman bu ev tam bir tımarhaneye döner.

Şimdi şu “bilgilenmek” kısmına geri dönelim. Tabii ki dışarıdan bir sürü şey söyleniyor ve yeni anne olarak acaba olabilir mi diye düşünmeden edemiyorsunuz. Zaten anne olmak sürekli endişelenmek demekmiş çok şükür yaşayarak öğrendik ama dışarıya karşı da kuyruğu dik tutmak lazım. Çünkü herkes akıl vermeye çok meraklı da kimse şu kadıncağız ne yaşıyor ne biliyor, bak bebeğine ne de güzel bakıyor onun da bir bildiği vardır herhalde demiyor. Herkes ordinaryüs profesör maşallah. Bu arada ben tecrübeye çok inanırım. Tecrübesini paylaşanı dinlerim, ihtiyacım olduğunda sorarım. Ama bilgiyi akıl süzgecinden geçirmek lazım.  Sonra işine yarıyorsa kullan.

Çocuğu üşüttün bak kakası yeşil. Çocukların kakası yeşilse üşütmüştür diyen anaanneye sabırla her bunu söylediğinde “Annecim o şimdi yeni doğan. Yeni doğan bebeklerin ilk bir hafta kakası koyu yeşil oluyor.  Yavaş yavaş rengi açılacak.” Diyip bir yandan da gizli gizli üşütmüş olabilir mi? Ateşine bir bakayım yinede diye kontrol etmek. Çocuk aç mı acaba? Ondan mı ağlıyor sütün yetmiyor mu? Dediklerinde “İlk günlerde gelen süt az olur. Ona kolostrum deniyor. Çocuk emdikçe çoğalacak. Hem şimdi yeni tanıdık birbirimizi o da öğreniyor” diyip yalnız kaldığında memeni sıkıp süt geliyor mu diye bakmak. Çocuğun ağzına bakıp süt var mı diye kontrol etmek. Tuvalete gitmek için iki dakikalığına bebeği annene emanet ettiğinde çığlık çığlığa “Koş çocuğa bir şey oldu” diye bağırdığında, panikle yanına gittiğinde kusan bebeği alıp “Annecim yeni doğan bebeklerde bazen böyle şiddetli kusma olurmuş. Anne karnındayken midesinde birikenleri böyle atıyor” diyip kendinden önce onu sakinleştirmek. Ağustos sıcağında biz neredeyse çıplak gezerken “Çorap giydir ondan gazı olabilir.”diyen babaya içinden kötü bakışlar atıp yüzüne karşı gülümseyip “Yooo, gazı yok çocuğun” demek. Ama bir daha bu soruyu duymamak için onunlayken çocuğa çorap giydirmek.

Şimdi sorarım size kim lohusa?

Birinci haftanın sonunda annem “Sen zaten kızına bakıyorsun. Benlik bir şey yok.” Diyip istifasını verdi. Eşim bir süre daha mıkırdansa da o da gördü ki işler yolunda sadece bebeği sev kısmına odaklandı.


Beni sorarsanız gemi kaptanı olarak görevimin başındayım. Dış mihraklara karşı kendimi ve bebeğimi korumak için mümkün oldukça kızımı anlamaya odaklanıyorum. İç sesimi dinliyorum. Yolculuğumuz sırasında pek çok yeni  maceramız oluyor tabii ki. Onlarda başka yazılarda😊

Yorumlar

Popüler Yayınlar